ALKOL YADA MADDE BAĞIMLILIĞI İÇİN 25 SORU VE YANITLARI

  1. 1
    Ölçülü içki içmenin ölçüsü nedir?

    Yaklaşık 120 ml şarap (yaklaşık bir kadeh şarap) (% 10-12 oranında alkol içeren), 355 ml bira (yaklaşık bir şişe ya da kutu bira) (% 4,5 oranında alkol içeren) ya da 30 ml rakı/viski/votka/cin (yaklaşık bir “tek”/yarım duble sert içki) (% 40 oranında alkol içeren) bir birim (ölçü) içki olarak kabul edilir. Erkeklerde, herhangi bir gün, 4 birim içkiden ya da haftada 14 birim içkiden daha çok içilmesi; kadınlarda, herhangi bir gün, 3 birim içkiden ya da haftada 7 birim içkiden daha çok içilmesi “ölçünün kaçırıldığı”nı gösterir. Genelde belirlenen üst değerler, erkekler için günde iki ölçü (birim) içkidir (yaklaşık iki kadeh şarap, iki şişe ya da kutu bira, iki “tek”/bir duble sert içki [rakı, viski, votka, cin]); kadınlar içinse günde bir ölçü (birim) içkidir (yaklaşık bir kadeh şarap, bir şişe ya da kutu bira, bir “tek”/yarım duble sert içki [rakı, viski, votka, cin]). Ayrıca, vücudun dinlendirilmesi için, haftada en az iki gün hiç içki içilmemesi gerekir.

  2. 2
    Ölçülü içme başarısı gösterebilecek olan kişiler kimlerdir?

    İçki içmekten ötürü birtakım sorunlar yaşamış olmalarına karşın, özellikle iş ve aile yaşamı ve toplumsal yükümlülükleri açısından işlevsellikleri bozulmamış olan, ailelerinde alkol sorunları ya da bağımlılığı olmayan, birkaç hafta süreyle alkol ya da yatıştırıcı bir ilaç almadan durunca bedensel yoksunluk belirtileri (çarpıntı, terleme, titreme, uykusuzluk, bulantı, kusma gibi) yaşamayan kişiler, ölçülü içme başarısı gösterebilecek olan kişiler olarak görülebilirler.

  3. 3
    Alkol bağımlılığı (alkolizm) nasıl tanımlanır?

    İstediğinden daha büyük ölçüde ya da daha uzun süreli olarak alkol kullanmak, alkol kullanmayı bırakmak için sonuç vermeyen çabalar içinde olmak, bunlar için çok zaman harcamak, alkol kullanmak için içinin gitmesi, dolayısıyla işle ve evle ilgili sorumluluklarını yerine getirememek, bu yüzden sorunlar yaşamasına karşın kullanmayı sürdürmek, diğer anlamlı etkinliklerini bu yüzden bırakmak, tehlikeli olabilecek durumlarda alkol kullanmak ve alkol kullanmanın yarattığı sorunları bilmesine karşın alkol almayı sürdürmek, aynı etkiyi sağlamak için giderek daha çok kullanmak ve belirli bir süre kullanmayınca yoksunluk belirtileri yaşamak alkol bağımlılığının belirtileridir. Kısaca, alkol bağımlılığı, kişinin işle, evle ilgili ve toplumsal işlevselliğini bozmasına karşın ve sağlıkla ilgili ve diğer alanlarda büyük sorunlar yaratmış olmasına karşın içki içmeyi sürdürmesi olarak tanımlanabilir.

  4. 4
    Madde bağımlılığı nasıl tanımlanır?

    İçki için ölçülü içme diye bir kavramdan söz edilebilirken diğer maddeler için (esrar, kokain, eroin…) böyle bir kavramdan söz edilemez. Bu maddelerin alınması sürdürülüyorsa bağımlılıktan söz edilir.

  5. 5
    Bedensel (fizik) bağımlılık ne demektir?

    İçki ya da madde kullanılmadığında yoksunluk belirtileri ortaya çıkıyorsa bedensel bağımlılık gelişmiş demektir.

  6. 6
    Ruhsal (psikolojik) bağımlılık ne demektir?

    Kişi, alkol ya da madde kullanmadığında bedensel yoksunluk belirtileri yaşamıyor olmasına karşın, alkol ya da madde kullanmadan yaşayamayacağını, eğlenemeyeceğini, sorunlarıyla baş edemeyeceğini düşünüyorsa ve alkol ya da madde kullanımına temelsiz birtakım anlamlar yüklüyor ve bu yüzden kullanmayı sürdürüyorsa ruhsal bağımlılık geliştirmiş demektir.

  7. 7
    Yoksunluk ne demektir?

    Alkol kullanımının azaltılmasından ya da bırakılmasından sonra, birkaç saatle birkaç gün arasında değişen bir süreden sonra terleme, kalp atım hızında artma, el titremesinde artma, uykusuzluk çekme, bulantı ve kusma, görsel, dokunsal ya da duysal (işitsel) varsanılar ya da yanılsamaların ve katılmaların olması gibi maddenin vücuttan çekilmesinin getirdiği belirtilerle belirli bir durumdur. Esrar, amfetamin, kokain, eroin, morfin, dinginleştirici ilaçlar, kahve ve kolalı içecekler, sigara ve diğer tütün ürünlerinin bırakılmasından sonra da bedensel birtakım yoksunluk belirtileri görülebilir.

  8. 8
    İnsan neden alkol ya da madde bağımlısı olur?

    Alkol ya da madde bağımlısı olmanın tek bir nedeni yoktur. İnsan biyolojisiyle (kalıtımsal), ruhsal, toplumsal ve çevresel, çok değişik birtakım etkenler buna neden olabilir ve etkenlerin ağırlığı kişiden kişiye çok büyük ölçüde değişir. Bu konuda kalıtımsal bir yatkınlıktan söz edilebilir, ancak ailesinde alkol sorunu olan herkesin alkol bağımlılığı geliştireceği söylenemez. Burada ancak bir kalıtımsal yatkınlıktan söz edilebilir; çökkünlük, kaygı gibi ruhsal, kendisinden beklentileri karşılayamama ya da karşılayamamaktan korkma gibi toplumsal birtakım etkenler ya da eğlenmenin başka bir yolunu bilememe ve “arkadaşlarına uyma” gibi çevresel etkenler de burada önem taşır.

  9. 9
    Çocuğumun madde kullandığını nasıl anlayabilirim?

    İdrarda madde taraması yaptırmak en kolay yöntemdir. Ancak kullanılan kimi maddelerin idrarda saptanamadığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuğunuzda belirgin birtakım davranış değişiklikleri görmeniz durumunda bir psikiyatriste başvurmanız doğru olacaktır.

  10. 10
    Büyük sorunlar yaşamasına karşın alkol ya da madde bağımlısı olduğunu kabul etmeyen insanlar var. Neden böyle bir sorunlarının olduğunu kabul etmiyorlar ve tedavi olmuyorlar?

    Çünkü sorunlarını görmezden gelmeye çalışıyorlar ve yaşadıkları sorunları küçümseme eğiliminde oluyorlar ya da tedavi görmeyi alçaltıcı bir durum olarak algılıyorlar.

  11. 11
    İçki içme ya da madde kullanma tutumunda değişiklik yapmanın birtakım evreleri olduğu söyleniyor. Nedir bunlar?

    Değişmenin evreleri şunlardır: Tasarlama öncesi, tasarlama, hazırlanma, eylem, sürdürme, sonlandırma. Kişinin hangi evrede olduğu belirlenerek ona göre bir tedavi yöntemi belirlenir.

  12. 12
    Bağımlılıktan kurtulma isteğini artırmanın bir yolu var mı?

    Bağımlılıktan kurtulma isteğini artırmanın yolları vardır. Bunun için geliştirilmiş psikoterapi yöntemleri vardır (isteği güçlendirme terapisi [motivational enhancement therapy]). Önemli olan başlamak ve ilk adımı atmaktır. “Başlamak bitirmenin yarısıdır.”

  13. 13
    Bırakmak istiyorum, ama bırakamıyorum”, çünkü bıraktığım süreçte yaşadığım belirtilere dayananıyorum. Ne önerirsiniz?

    Yoksunluk belirtileri ilaçlarla kontrol altına alınabilir. Kimi alkol ve madde bağımlısı kişiler, alkol ya da madde kullanmayı artık bırakmak istemelerine karşın, yaşadıkları bedensel yoksunluk belirtilerini yatıştırmak için alkol ya da madde almayı sürdürürler. Yoksunluk belirtilerinin özgül tedavileri vardır.

  14. 14
    Bağımlılık tedavisi nerede yapılır?

    Ayakta tedavi uygulanabilir, genel bir psikiyatri hastanesinde yatılarak tedavi olunabilir; ancak en iyisi, bu konuda uzmanlaşmış bir merkezde (AMATEM) tedavi olmaktır. Kanımızca, bağımlılık tedavilerinde, ayakta tedavilerden çok yatırılarak tedaviler etkili olmaktadır.

  15. 15
    Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi’nde (AMATEM) ne gibi tedaviler uygulanıyor?

    Tedavi merkezlerinde genelde ilaç tedavileri, bireysel ve grup terapileri, sorun çözme ve baş etme becerileri kazandırma ve dengeli bir yaşam sürmek üzere yaşamı yeniden yapılandırma eğitimleri verilir. Sözgelimi, Boylam Psikiyatri Hastanesi Alkol ve Madde Bağımlılıkları Tedavi Merkezi’nde (AMATEM), psikoterapi yöntemleri olarak, Akılcı Duygulanım Davranışçı Terapi (Rational Emotive Behavior Therapy), İsteği Güçlendirme Terapisi (Motivational Enhancement Therapy), Değişmenin Evreleri Grup Terapisi (Stages-of-Change Group Therapy), Bilişsel Davranışçı Baş Etme Becerileri Grup Terapisi (Cognitive Behavioral Coping Skills Group Therapy), Sorun Çözme Terapisi (Problem Solving Therapy), Uyaranla Karşılaştırma Terapisi (Cue-Exposure Therapy), Tiksindirme Terapisi (Nausea/Faradic Aversion Therapy), Eytişimsel Davranışçı Terapi (Dialectical Behavior Therapy), Anaodaklanma Tabanlı Gerginliği Azaltma Yaklaşımı (Mindfulness-Based Stress Reduction) ve Kol Kola Dayanışma Grup Terapisi (SMART Recovery®) terapi yöntemleri kullanılmaktadır.

  16. 16
    Tedavi süresi nedir?

    Ortalama tedavi süresi dört-sekiz haftadır. Ancak kimi bağımlılık durumları daha uzun süreli tedaviyi gerektirirler. Dört haftayı bile uzun bulan kişilerin yine de tedaviye başlamaları önerilir. Tedavi sürecinde, yarar gördükçe, süreci tamamlamaya özen göstereceklerdir.

  17. 17
    Alkol ya da madde bağımlılıklarında yalnızca bağımlılık sorunu mu ele alınıyor, yoksa çökkünlük, kaygı gibi eşlik eden diğer ruhsal sorunlar da ele alınıyor mu?

    Bağımlılık sorunuyla birlikte, kişinin yönetmekte güçlük çektiği çökkünlük, kaygı, öfke, utanç ve suçluluk duyguları gibi duygularının ele alınmasının yanı sıra kişiye iletişim ve sorun çözme becerileri kazandırılır ve kişinin yaşamını yeniden yapılandırmasına yardımcı olunur.

  18. 18
    Yalnızca ilaç verilerek kişinin bağımlılıktan kurtulması sağlanamaz mı?

    Tek başına ilaç verilmesi yeterli olmaz. Yanı sıra bireysel ve grup psikoterapisi yöntemleriyle akılcı düşünme, duygu ve dürtü yönetimi becerilerinin kazanılması gerekir. Tek başına bağımlılığı ortadan kaldırmaya yeterli olabilecek “büyüsel” bir ilaç yoktur. Kişiye özgü, bireyselleştirilmiş tedavi ve terapi yöntemlerinin uygulanması gerekir.

  19. 19
    Tedavi sürecinde hastanın yakınları ile işbirliği içinde olunuyor mu? Onlara, tedaviden sonra ne yapmaları gerektiği konusunda yol gösteriliyor mu? Alkol ya da madde bağımlısı bir kişi kendi isteği dışında hastaneye yatırılabilir mi? Yatırılırsa tedaviden yarar görebilir mi?

    Kişinin aile bireyleri ve yakınları ile işbirliği içinde olunması tedavi başarısının sürdürülmesinde büyük önem taşır. Terapistler ve sosyal çalışmacılar bu konuda yardımcı olacaklardır. Kişinin, sorumluluk duyan bir yakınının olması ve bu kişinin de güçlü durması, tedavi sürecini çok olumlu etkileyecektir. Türk Medeni Kanunu’nun 432’nci maddesine göre alkol ya da madde bağımlısı bir kişi kendi isteği dışında da hastaneye yatırılabilir. (MADDE 432.- Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir.) Bunun için yerel Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurularak karar çıkartılması gerekir. Ancak bu durum çok istendik bir durum değildir. Daha iyisi, ilgili kişinin, kendi isteğiyle, bağımlılıktan kurtulmayı istemesi ve bunun için, hastaneye yatmayı göze alarak çaba göstermesidir.

  20. 20
    Alkol bağımlılığı tedavisi görmüş olan bir kişi artık hiç içki içmemeli mi, “sosyal içici” olamaz mı?

    Bağımlılıktan kurtulmuş bir kişi artık “sosyal içici” olamayacağını kabul etmelidir. Alkolsüz bir yaşamdan da zevk alabilmenin yollarını bulmalıdır. Terapistler “dengeli yaşam” eğitimi vererek, bu konuda da yardımcı olacaklardır.

  21. 21
    Bağımlılıktan kurtulmuş olmanın ölçüsü “kafada bitirdim” demek mi?

    Tedavi sürecinde ya da sonrasında söylenen en büyük yalan “kafada bitirdim” demektir. Alkol ya da madde kullanımının yarattığı sorunlar tam olarak anlaşılsa bile, içme dürtüsünün zaman zaman kişiyi yoklayabileceği, bu dürtüyle başa çıkabilecek bir donanım kazanmanın önemli olduğu bilinmelidir. Ancak terapi sürecinde böyle bir donanım kazanılabilir.

  22. 22
    Alkol ya da madde kullanmaya “içinin gitmesi” ne demektir? Bununla nasıl baş edilir?

    Alkol ya da madde kullanmaya “içinin gitmesi” demek, kullanmayı canının çok çekmesi ya da kullanmak için çok büyük bir istek duyma ya da kendini kullanmaya zorlanmış hissetme demektir. Terapi sürecinde öğrenilen yöntemlerle bunun üstesinden gelinebilir.

  23. 23
    Bağımlılıktan kurtulmak için “çip” takılıyormuş. Nedir bu?

    Yatarak tedaviden sonra içki içme ya da madde kullanma isteğini azaltmak için kullanılan bir ilaç olan naltrekson’un ve alkol alındığında bedensel tepkiler ortaya çıkartan disülfiram adlı ilacın deri altına yerleştirilen (implant) biçimleri vardır. Bunlara, halk arasında, “çip” adı verilmektedir. “Çip”in yüzde yüz koruyuculuğu var diye düşünmek doğru değildir. İzlem tedavisinde kalmak ve dayanışma gruplarına katılmak da gerekir.

  24. 24
    Tedavi gördükten sonra yeniden içki içmeye ya da madde kullanmaya başlamış olmak, geçmiş tedavilerin bir anlamının olmadığını mı gösterir?

    Hayır… Temiz kalınan dönem büyük bir kazanç olmuş demektir. Vücut kendini önemli ölçüde toparlamış olur. Ancak bir depreşme olduysa, yeniden etkin bir tedavi sürecine girmek gerekir. Kimi zaman, birkaç kez AMATEM’e yattıktan sonra kalıcı bir iyileşme olduğu görülür. Bir kez yaşanan bir başarısızlık “dünyanın sonu” demek değildir.

  25. 25
    Tedavi sonlandıktan sonra katılabileceğim tedavi grupları var mı?

    Adsız Alkolikler (AA), Adsız Narkotikler (AN) ve Self-Management and Recovery Training (SMART Recovery®) ya da Türkiye’deki adıyla Kol Kola Dayanışma Grubu’na katılabilirsiniz.